klavye bul
ç ı ğ ö ş ü

blade

English

bıçak

Turkish

1 bıçak [noun]

The blade is sharp.Bıçak keskindir.

2 pala [noun]

He swung the blade.Palayı salladı.

3 kılıç [noun]

The knight drew his blade.Şövalye kılıcını çekti.

4 ustura [noun]

He sharpened the blade.Usturayı biledi.

5 pervane [noun]

The helicopter's blade is large.Helikopterin pervanesi büyüktür.

6 kanat [noun]

The fan blade is broken.Fan kanadı kırık.

7 jilet [noun]

The blade cut his skin.Jilet cildini kesti.

8 bıçak ağzı [noun]

The blade needs sharpening.Bıçak ağzının bilenmesi gerekiyor.

📖 Related Words

Synonyms: knife, sword, razor