klavye bul
ç ı ğ ö ş ü

benefit

English

fayda

Turkish

1 fayda [noun]

This plan has a benefit.Bu planın bir faydası var.

2 yarar [noun]

Exercise has a benefit.Egzersizin bir yararı var.

3 avantaj [noun]

He has a benefit in this game.Bu oyunda bir avantajı var.

4 menfaat [noun]

They seek benefit.Onlar menfaat arıyor.

5 çıkar [noun]

He looks for benefit.O, çıkar arıyor.

6 kâr [noun]

The company made a benefit.Şirket bir kâr elde etti.

7 kazanç [noun]

There is a benefit in this deal.Bu anlaşmada bir kazanç var.

8 yardım [noun]

He received a benefit.O, bir yardım aldı.

📖 Related Words

Synonyms: advantage, profit, gain

Antonyms: disadvantage, loss, harm