klavye bul
ç ı ğ ö ş ü

behaviour

English

davranış

Turkish

1 davranış [noun]

His behaviour was unacceptable.Onun davranışı kabul edilemezdi.

2 tavır [noun]

Her behaviour changed over time.Onun tavrı zamanla değişti.

3 hareket [noun]

The behaviour of the machine was erratic.Makinenin hareketi düzensizdi.

4 hal [noun]

His behaviour was strange.Onun hali garipti.

5 tutum [noun]

Her behaviour towards him was kind.Ona karşı tutumu nazikti.

6 hareket tarzı [noun]

The behaviour of the animal was observed.Hayvanın hareket tarzı gözlemlendi.

7 gidişat [noun]

The behaviour of the project was monitored.Projenin gidişatı takip edildi.

8 usul [noun]

The behaviour of the system was analyzed.Sistemin usulü analiz edildi.

📖 Related Words

Synonyms: conduct, demeanor, manner

Antonyms: misconduct, misbehavior, impropriety