klavye bul
ç ı ğ ö ş ü

beceriksiz

Turkish

clumsy

English

1 clumsy [adjective]

O, çok beceriksiz bir insandır.He is a very clumsy person.

2 inept [adjective]

Beceriksiz bir yönetici işleri karıştırdı.An inept manager messed things up.

3 awkward [adjective]

Partide beceriksiz hissetti.He felt awkward at the party.

4 bungling [adjective]

Beceriksiz çabaları sonuç vermedi.His bungling efforts did not succeed.

5 unskillful [adjective]

Beceriksiz işçi işi tamamlayamadı.The unskillful worker couldn't finish the job.

6 maladroit [adjective]

Beceriksiz bir hamle yaptı.He made a maladroit move.

7 blundering [adjective]

Beceriksiz bir hata yaptı.He made a blundering mistake.

8 gauche [adjective]

Beceriksiz tavırları vardı.He had gauche manners.

📖 Related Words

Synonyms: sakar, beceriksizce, el becerisi olmayan

Antonyms: becerikli, usta, yetenekli