English
Turkish
|
1
savaş [noun]
The battle was intense.Savaş yoğundu. |
|
2
mücadele [noun]
He faced a tough battle.Zorlu bir mücadeleyle karşılaştı. |
|
3
çarpışma [noun]
The battle lasted for hours.Çarpışma saatlerce sürdü. |
|
4
dövüş [noun]
The battle was fierce.Dövüş şiddetliydi. |
|
5
harp [military]
The battle changed history.Harp tarihi değiştirdi. |
|
6
savaşmak [verb]
They battle every day.Her gün savaşmak zorundalar. |
Synonyms: fight, combat, conflict
Antonyms: peace, truce, harmony
Past Simple: battled
Past Participle: battled