klavye bul
ç ı ğ ö ş ü

based

English

dayalı

Turkish

1 dayalı [adjective]

The decision was based on facts.Karar, gerçeklere dayalıydı.

2 temelli [adjective]

The theory is based on research.Teori, araştırmaya temellidir.

3 esaslı [adjective]

The argument is based on logic.Tartışma, mantığa esaslıdır.

4 merkezli [adjective]

The company is based in Istanbul.Şirket, İstanbul merkezlidir.