English
Turkish
|
1
engel [noun]
The barrier was high.Engel yüksekti. |
|
2
bariyer [noun]
They installed a barrier.Bir bariyer kurdular. |
|
3
set [noun]
The barrier blocked the road.Set yolu kapattı. |
|
4
duvar [noun]
A barrier was built.Bir duvar inşa edildi. |
|
5
mani [noun]
He faced a barrier.Bir mani ile karşılaştı. |
|
6
sınır [noun]
The barrier was removed.Sınır kaldırıldı. |
|
7
kısıtlama [noun]
There is a barrier to entry.Girişte bir kısıtlama var. |
|
8
blokaj [noun]
The barrier prevented access.Blokaj erişimi engelledi. |