English
Turkish
|
1
desteklemek [verb]
I will back your decision.Kararını destekleyeceğim. |
|
2
arka [noun]
He stood at the back of the room.Oda arkasında durdu. |
|
3
geri [adverb]
He came back quickly.Hızla geri geldi. |
|
4
sırt [noun]
She has a tattoo on her back.Sırtında bir dövme var. |
|
5
geri çekilmek [verb]
He decided to back from the deal.Anlaşmadan geri çekilmeye karar verdi. |
|
6
ters [adjective]
He wore his shirt back.Gömleğini ters giydi. |
|
7
arka plan [noun]
The back of the painting is interesting.Tablonun arka planı ilginç. |
|
8
geçmiş [noun]
He has a dark back.Karanlık bir geçmişi var. |
Synonyms: rear, reverse
Antonyms: front
Past Simple: backed
Past Participle: backed