Turkish
English
|
1
abuse [noun]
Akranlarından aşağılamaya maruz kaldı.She suffered abuse from her peers. |
|
2
humiliation [noun]
Aşağılama insanı incitir.Humiliation hurts a person. |
|
3
disdain [noun]
Aşağılama kabul edilemez.Disdain is unacceptable. |
|
4
contempt [noun]
Aşağılama hoş karşılanmaz.Contempt is not welcomed. |
|
5
scorn [noun]
Aşağılama ilişkileri bozar.Scorn damages relationships. |
|
6
derision [noun]
Aşağılama insanları üzer.Derision upsets people. |
|
7
belittlement [noun]
Aşağılama özgüveni zedeler.Belittlement harms self-esteem. |
|
8
disparagement [noun]
Aşağılama kabul edilemez bir davranıştır.Disparagement is an unacceptable behavior. |
|
9
degradation [noun]
Aşağılama insan onurunu zedeler.Degradation harms human dignity. |
Synonyms: küçümseme, hor görme
Antonyms: saygı, takdir