klavye bul
ç ı ğ ö ş ü

aslında

Turkish

actually

English

1 actually [adverb]

O aslında çok nazik biri.He is actually a very kind person.

2 basically [adverb]

Aslında, o iyi bir insandır.Basically, he is a good person.

3 in fact [adverb]

Aslında, o bunu yapmadı.In fact, he did not do it.

4 really [adverb]

Aslında, bu doğru değil.Really, this is not true.

5 as a matter of fact [adverb]

Aslında, o haklıydı.As a matter of fact, he was right.