English
Turkish
|
1
düzenleme [noun]
The arrangement was beautiful.Düzenleme güzeldi. |
|
2
düzen [noun]
The arrangement of the room was perfect.Odanın düzeni mükemmeldi. |
|
3
anlaşma [noun]
They reached an arrangement.Bir anlaşmaya vardılar. |
|
4
plan [noun]
The arrangement is set for tomorrow.Plan yarın için ayarlandı. |
|
5
diziliş [noun]
The arrangement of the flowers was lovely.Çiçeklerin dizilişi hoştu. |
|
6
hazırlık [noun]
The arrangement took hours.Hazırlık saatler sürdü. |
|
7
uyarlama [noun]
The arrangement of the song was unique.Şarkının uyarlaması eşsizdi. |
|
8
tertip [noun]
The arrangement was neat.Tertip düzgündü. |
Synonyms: agreement, plan, setup
Antonyms: disorder, chaos