English
Turkish
|
1
erişim [noun]
Approach to the house is difficult.Eve erişim zor. |
|
2
giriş [noun]
The approach road is closed.Giriş yolu kapalı. |
|
3
yaklaşmak [verb]
I approach the door.Kapıya yaklaşıyorum. |
|
4
yaklaşım [noun]
This is a new approach.Bu yeni bir yaklaşımdır. |
|
5
yanaşmak [verb]
The ship will approach the dock.Gemi iskeleye yanaşacak. |
|
6
ele almak [verb]
We need to approach this problem.Bu problemi ele almamız gerekiyor. |
|
7
ulaşmak [verb]
We approach the city.Şehre ulaşıyoruz. |
|
8
görüş [noun]
His approach is different.Onun görüşü farklıdır. |
|
9
yaklaşma [noun]
The approach of winter is near.Kışın yaklaşması yakındır. |
|
10
başvurmak [verb]
I will approach him for advice.Ona tavsiye için başvuracağım. |
Synonyms: advance, come near, move toward
Antonyms: retreat, depart, leave
Past Simple: approached
Past Participle: approached