English
Turkish
|
1
boyunca [preposition]
He walked along the river.Nehir boyunca yürüdü. |
|
2
yanında [preposition]
He sat along his friend.Arkadaşının yanında oturdu. |
|
3
birlikte [adverb]
She sang along with the band.Grup ile birlikte şarkı söyledi. |
|
4
ileri [adverb]
Move along, please.Lütfen ileri gidin. |
|
5
boylu boyunca [adverb]
The road stretches along the coast.Yol, sahil boylu boyunca uzanır. |