English
Turkish
|
1
ajans [noun]
The agency is located downtown.Ajans şehir merkezinde bulunuyor. |
|
2
temsilcilik [noun]
He works for a travel agency.Bir seyahat temsilciliğinde çalışıyor. |
|
3
kurum [noun]
The agency provides various services.Kurum çeşitli hizmetler sunar. |
|
4
acente [noun]
She contacted the agency for help.Yardım için acenteyle iletişime geçti. |
|
5
aracılık [noun]
The agency plays a key role.Aracılık önemli bir rol oynar. |
Synonyms: bureau, office