English
Turkish
|
1
devam etmek [verb]
It is important to advance in working.Çalışmaya devam etmek önemlidir. |
|
2
ilerleme [noun]
The advance was significant.İlerleme önemliydi. |
|
3
avans [noun]
He received an advance.O, bir avans aldı. |
|
4
ilerletmek [verb]
They advance the project.Projeyi ilerletiyorlar. |
|
5
gelişme [noun]
The advance in technology is rapid.Teknolojideki gelişme hızlıdır. |
|
6
ön [adjective]
He made an advance payment.Ön ödeme yaptı. |
|
7
terfi [noun]
She got an advance in her job.İşinde terfi aldı. |
|
8
önceden [adverb]
Notify me in advance.Beni önceden bilgilendir. |
|
9
saldırı [military]
The advance was unexpected.Saldırı beklenmedikti. |