klavye bul
ç ı ğ ö ş ü

actually

English

aslında

Turkish

1 aslında [adverb]

He is actually a very kind person.O aslında çok nazik biri.

2 gerçekten [adverb]

Did you actually say that?Gerçekten bunu mu söyledin?

3 doğrusu [adverb]

Actually, he is very hardworking.Doğrusu, o çok çalışkan.

4 hakikaten [adverb]

Did he actually win?Hakikaten o mu kazandı?

5 fiilen [adverb]

He is actually in charge.O, fiilen işin başında.

📖 Related Words

Synonyms: really, truly