klavye bul
ç ı ğ ö ş ü

across

English

karşısında

Turkish

1 karşısında [preposition]

The store is across the street.Dükkan caddenin karşısında.

2 karşıdan karşıya [adverb]

The children went across.Çocuklar karşıdan karşıya geçti.

3 karşıya [adverb]

Go across.Karşıya geç.

4 üzerinden [preposition]

The bridge goes across the river.Köprü nehrin üzerinden geçiyor.

5 genişliğinde [preposition]

The table is two meters across.Masa iki metre genişliğinde.

6 boyunca [preposition]

They traveled across the country.Ülke boyunca seyahat ettiler.

7 karşıdan [adverb]

He saw the car coming across.O, karşıdan gelen arabayı gördü.

8 çapında [preposition]

The lake is 2 kilometers across.Göl 2 kilometre çapında.