English
Turkish
|
1
konaklama [noun]
We arranged accommodation at the hotel.Konaklama için otel ayarladık. |
|
2
kalacak yer [noun]
Finding accommodation can be difficult.Kalacak yer bulmak zor olabilir. |
|
3
uyum [noun]
The accommodation of the new policy took time.Yeni politikanın uyumu zaman aldı. |
|
4
barınma [noun]
Finding accommodation can sometimes be difficult.Barınma bulmak bazen zor olabilir. |
|
5
yerleşim [noun]
The accommodation of refugees is a priority.Mültecilerin yerleşimi önceliklidir. |
|
6
ikamet [noun]
Temporary accommodation was arranged.Geçici ikamet düzenlendi. |
|
7
yatacak yer [noun]
We need accommodation for the weekend.Hafta sonu için yatacak yer lazım. |
|
8
barınak [noun]
The accommodation was basic but clean.Barınak basitti ama temizdi. |
Synonyms: lodging, housing
Antonyms: displacement, eviction