English
Turkish
|
1
kesin [adjective]
We achieved an absolute victory.Kesin bir zafer kazandık. |
|
2
mutlak [adjective]
This is an absolute rule.Bu, mutlak bir kuraldır. |
|
3
tam [adjective]
I want absolute silence.Tam sessizlik istiyorum. |
|
4
salt [adjective]
Absolute power was used.Salt bir güç kullanıldı. |
|
5
kayıtsız şartsız [adjective]
He demanded absolute loyalty.Kayıtsız şartsız sadakat istedi. |
|
6
şartsız [adjective]
He gave absolute trust.Şartsız bir güven verdi. |
|
7
sınırsız [adjective]
He has absolute freedom.Onun sınırsız özgürlüğü var. |
|
8
tartışmasız [adjective]
It was an absolute victory.Bu tartışmasız bir zaferdi. |
Synonyms: complete, total, utter
Antonyms: relative, partial, conditional