klavye bul
ç ı ğ ö ş ü

above

English

üstünde

Turkish

1 üstünde [preposition]

The birds are flying above the clouds.Kuşlar bulutların üstünde uçuyor.

2 yukarıda [adverb]

A bird is flying above.Yukarıda bir kuş uçuyor.

3 üzerinde [preposition]

The picture is hanging above the bed.Resim yatağın üzerinde asılı.

4 daha fazla [adverb]

Temperatures are above average.Sıcaklıklar ortalamanın daha fazla.

5 üstünde [adverb]

He is above suspicion.O, şüphelerin üstünde.

6 yukarıdaki [adjective]

Refer to the above instructions.Yukarıdaki talimatlara bakın.

7 üstte [adverb]

The picture is above.Resim üstte asılı.

8 üzerinde [adverb]

He ranks above his peers.O, akranlarının üzerinde yer alıyor.

9 yukarıdaki [adverb]

The picture above is very beautiful.Yukarıdaki resim çok güzel.

📖 Related Words

Synonyms: over, beyond

Antonyms: below, under