English
Turkish
|
1
üstünde [preposition]
The birds are flying above the clouds.Kuşlar bulutların üstünde uçuyor. |
|
2
yukarıda [adverb]
A bird is flying above.Yukarıda bir kuş uçuyor. |
|
3
üzerinde [preposition]
The picture is hanging above the bed.Resim yatağın üzerinde asılı. |
|
4
daha fazla [adverb]
Temperatures are above average.Sıcaklıklar ortalamanın daha fazla. |
|
5
üstünde [adverb]
He is above suspicion.O, şüphelerin üstünde. |
|
6
yukarıdaki [adjective]
Refer to the above instructions.Yukarıdaki talimatlara bakın. |
|
7
üstte [adverb]
The picture is above.Resim üstte asılı. |
|
8
üzerinde [adverb]
He ranks above his peers.O, akranlarının üzerinde yer alıyor. |
|
9
yukarıdaki [adverb]
The picture above is very beautiful.Yukarıdaki resim çok güzel. |